X

Bir Dil Bir Beyin, İki Dil İki Beyin !

Bir dil bir insan iki dil iki insan sözünü küçükken İngilizce öğretmenim çok söylerdi, anlamazdım. Şimdi ise öğretmenimi anlıyor ve artırarak görüyorum: “Bir dil bir beyin iki dil iki beyin”. İkinci dil tabi ki size ikinci beyninizi oluşturmasa da, beyinde bir hayli değişiklik yaratarak size birçok yarar sağlıyor.

 

Korteksler İspanyolca Sever  

Farz edelim ki 4 ay sonra bir öğrenci programıyla İspanya’ya gideceksiniz. İspanyolca öğrenmeye karar verdiniz. İki ay içinde “Como estas”lardan “Gracias”lara doğru şakımaya başladınız. İşte tüm o süreçte beynin dikkat ve ketlemeyle ilişkili alanlarından dorsolateral prefrontal kortekste, bilişsel kontrol ile ilişkili sol inferior frontal girusta ve anterior cingulate kortekste birtakım değişimler oluyor. Bu değişimlere bağlı olarak artık beynin işitilen kelimelere verdiği tepkiler de farklılaşıyor. Beynin dil sistemi bir kelime duyduğumuzda o kelimenin ilk harfinden başlayarak gelebilecek olası sözcükleri türetmeye dayalıdır. Mesela arkadaşınız size “bulut” dediğinde bütün kelimeyi bir seferde duymazsınız. Sesler size ardışık gelir, beyninizin dil sistemi “B” harfini algıladığı anda “B” harfi ile başlayan kelimelere sinyalleri göndermeye çoktan başlamıştır bile ! Çiftdillilerde ise beynin dil sistemi bu işlemi iki dil için de yapar; mesela “Bulut” kelimesinin “Bu” hecesini işittiğiniz anda aynı dildeki “Buğday” kelimesine de, İspanyolca “Buenos” kelimesine de sinyal gönderir. Yani siz Türkçe konuşurken beyin hem Türkçeyi hem de İspanyolcayı da aktifleştirmiş olur, fakat konuşma esnasında bir sorun yaşamayıp hangi dilde konuşulursa o dilde konuşacağını da bilir. Beyin bu durumda  öyle aktif oluyor ki nöral ve bilişsel sistemlerinin çalışma artışını tahmin bile edemezsiniz !

“Dikkat”leri Toplayın!  

İspanya gezisi geldi çattı. Dört saatlik yolun ardından Barcelona’ya vardınız, gece saat dokuzda valizleri bıraktığınız gibi kendinizi dışarı attınız. Köşedeki bara girdiniz, içerisi hınca hınç dolu, eh haliyle baya da gürültülü. Siparişinizi verdikten sonra oradaki Andreo isimli İspanyol biriyle tanıştınız. Hemen fırsatını bulmuşken göğsünüzü kabartıp Arda Turan’dan muhabbete girmek istiyorsunuz fakat Andreo sizi duyamadığını söylüyor. Hâlbuki siz Andreo’yu o kadar net duyuyorsunuz ki şaşırmamak elde değil. Aslında Andreo’da sorun yok, ortam cidden gürültülü; sizin Andreo’yu duyabilmeniz ikinci diliniz sayesinde, “beyninizin” marifeti. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen çalışmalarda bu durumu destekleyecek bulgular bulunmuş. Northwestern Üniversitesi’nde gerçekleştirilen çalışmalarda gürültülü ortam içinde çiftdillilerin sesleri ayırt etme görevinde tekdillilere göre daha iyi olduğu kanıtlanmış. Fakat bu sadece işitsel algıyla da sınırlı kalmıyor. Ellen Bialystok’un gerçekleştirdiği bir çalışmada karışık  görevler içeren Simon testi çiftdilli ve tekdilli katılımcılara sunuluyor. Karışık uyaranlara karşı kişinin ne kadar hızlı tepki verdiğini ölçen Simon testinde çiftdillilerin daha başarılı olduğu ortaya çıkıyor. Başka bir araştırmada ise Stroop testi olarak bilinen bir test yine çiftdilli ve tekdilli katılımcılara uygulanıyor. Testte katılımcılara bir kağıt üzerinde renk isimleri veriliyor  fakat yazının baskı rengi yazan renkten farklı (‘mavi’nin kırmızı renkle yazılıdığını düşünün) ve deneklere yazının rengi soruluyor (linkten kendinizi deneyebilirsiniz). ”Dikkat denetleme” görevini içeren bu testte alakasız uyaranı (yazı) göz ardı edip alakalı uyarana (yazının baskı rengine) odaklanmak gereklidir. Çiftdilliler bu testte de tekdillilere göre çok daha başarılı oluyor. Hem işitsel dikkatte, hem karışık görevlerde odaklanmada, hem de “dikkat denetleme” görevinde çiftdilliğin gerçekten büyük bir avantaj sağladığını söyleyebiliriz.

Alzeheimer’a Adios!  

Alzeheimer’ı önlemek için bulmaca çözün gibi önerilerin verildiğini hep duyarsınız. Şimdi size yepyeni bir tavsiyemiz daha var: Yabancı bir dil öğrenin ! Psikolog Ellen Bialystok’un 200’den fazla tekdilli ve çiftdilli Alzheimer hastasıyla gerçekleştirdiği araştırmada çiftdilliliğin Alzheimer’ı önlediği bulunmuş. Tekdilliler hastalığın başlangıç semptomlarını ortalama 72.6 yaşında gösterirken, çiftdilliler ortalama 77.7 yaşında göstermiş. Arada 5.1 yıllık farkı yaratmak, bir dil öğrenmek kadar basit bir işle mümkün. Araştırmanın devamında ise hastalığın aynı şiddetteki semptomlarını gösteren tekdilli ve çiftdilli hastaların beyinleri incelenmiştir. Normalde beklenen, Alzheimer’ın beyinde oluşturduğu hasarın her iki grupta da  aynı olmasıyken; çiftdilli katılımcılarda hasarın tekdillilere göre daha çok olduğu görülmüştür. Yani çiftdillilerin beyinlerindeki hasar daha ağır olmasına rağmen tekdillilerle aynı şiddette semptom gösteriyorlar. Peki, çifdillilik nasıl oluyor da Alzheimer’ı önlüyor? Aslında cevap yazının her noktasında vardı. Beynin “Bulut” sözcüğünü duyduğundaki tepkisini hatırlayın, beyin ikinci dil ile sürekli bir bağlantı kurma halinde idi. Bu durumda birey o an hangi dilde konuşuyor olursa olsun devam ediyor ve beyni verimli bir şekilde kullanılmasına yol açıp “bilişsel rezervi” artırıyor. İşte bu verimli kullanım beynin yaşlanmasını önleyip bilişsel fonksiyonların devamını sağlıyor. Yabancı dil öğrenmeyi bir beyin jimnastiği gibi düşünebilirsiniz, hem de beyni gençleştiren ve geliştiren türde bir beyin sporu.

Tüm bu değişimlerin, gelişimlerin sağladığı avantajlar daha da devam ediyor. Bir yabancı dil beyninize bu kadar katkı sağlıyorsa iki tanesi hatta üç tanesi neler yapabilir siz düşünün. Adiós muchachos !

 

Kaynaklar

Bakırlı, Ö.C. (2008). İkidillilikte beyin ve zeka. Dil Dergisi.

Berube, C. (12 Aralık 2012). Mapping the bilingual brain. http://goo.gl/xj8Pfl

Lewis, T. (12 Kasım 2014). Bilingual people are like brain ‘bodybuilders’. http://goo.gl/I7hrET

Marian, V. ve Shook, A. (2012). The cognitive benefits of being bilingual. NCBI.

Moskowitz, C. (18 Şubat 2011). Learning a second language protects against alzheimer’s. http://goo.gl/eKzQG4

Pelhalm, S.D. ve Abrams, L. (2011). Advantages and disadvantages in early and late bilinguals.

Perry, S. (1 Eylül 2008). The bilingual brain. http://goo.gl/uzk6uH

Rettner, R. (8 Ocak 2013). Early bilingualism improves thinking in old age. http://goo.gl/E89tau

Paylaşın, herkes okusun:
Onur Çalışkan and Özlem Gülbahar:
Alakalı içerikler