Bilmiyorum, Bilmediğimi De Bilmiyorum (!) | Dunning-Kruger Sendromu Nedir?

Yıllardır hiçbir şey bilmediğini düşündüğünüz ama çok yüksek mevkilere gelen kişilerle tanışmışsınızdır. Ya da “bilmiyorum” sözcüğü lugatında yer almayan arkadaşlarınız olmuştur. Çoğu zaman bu duruma sinirlenmiş ama nasıl başarılı olabildiklerine anlam verememişsinizdir. İşte tam o sırada imdadımıza 2 ünlü psikolog yetişmiş ve Dunning-Kruger Sendromu’nu ortaya atmışlardır.

Confidence-Cover

Yaptıkları çalışma ile 2000 yılında Nobel ödülü almasına neden olan bu sendrom nedir? Onlara göre kişiler bilgi seviyeleri az olduğunda kendilerine daha çok güvenmektedirler. Yani aslında bizim bildiğimiz haliyle “cahil cesareti”nin bilimsel açıklamasını yapmışlardır. Çoğumuz bazı insanların bulundukları pozisyonlara nasıl geldiklerini çözememiş, “bu adam nasıl yönetici” olabildi gibi yorumları sık sık yapmışızdır. İki kelimeyi bir araya getirip konuşamayan kişilerin büyük şirketlerde sunumlar yaptığı ve ödül üstüne ödül aldığı durumlarla karşılaşmışızdır. Dunning ve Kruger tüm bunlardan yola çıkarak cahil cesareti sendromunu açıklamaya çalışmışlardır.

Dunning-Kruger Sendromu Nasıl Ölçümlenmiş?

dunning_kruger2Düzenledikleri deneyde 45 öğrenciye çeşitli sorular sorularak bilgi düzeyleri ölçülmüştür. Daha az bilgi seviyesinde olan öğrenciler, soruları daha doğru yanıtladıklarını hatta iyi bir ruh halindelerse hepsini yanıtlayabileceklerini söylemişlerdir. Yüksek bilgi seviyesinde olan kişiler ise kendilerini değerlendirmede daha temkinli davranmış ve daha az soru bildiklerini düşünmüşlerdir. Test sonuçları açıklandığında az bildiklerini söyleyen kişiler %90, neredeyse hepsini bildiklerini iddia edenler ise %10 kadarını doğru cevaplamıştır. Bu sonuçları yorumlayan iki psikolog yüksek bilgi seviyesindeki kişilerin daha alçakgönüllü değerlendirmeler yaptıklarını, çok fazla şey bilmeyenlerin ise kendilerine güvenin tavan yaptığını ve bunun da cahil cesareti dediğimiz şeye sebep olduğunu bulmuşlardır.

Bu sonuçlar değerlendirildiğinde bir konuda çok bilgiye sahip olan kişiler bunu dışarıya çok fazla yansıtamamaktadırlar ve sorulduğunda kendilerini değerlendirme yetileri daha düşük olmaktadır. Aksine daha az bilgiye sahip kişiler, bilgi eksikliklerini farklı metotlar kullanarak kapatmaya çalışmaktadırlar. Bunlar; kendini övme, ön plana atma yani bir nevi self-marketing gibi metotlardır. Tüm bunları kullanıp daha başarılı görünmeye ve iyi pozisyonlara gelmeye aday hale gelmektedirler. Bu teori ile ulaşılan sonuçlar:

 

  • Niteliksiz insanlar nitelikleri abartma eğilimindedirler.
  • Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli olan insanların niteliklerini görmekten acizdirler.
  • Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarının farkında değildirler
  • Bu farkındalık eğitim ile arttırılabilir ve eksikliklerini geliştirmeye açıktırlar.

 

dunning-kruger

Günlük Hayatta Cahil Cesareti !

Bir konuda bilgili olan kişi öğrenmenin sonu olmadığını düşünür ve bir şey sorulduğunda çoğu zaman “ben ne biliyorum ki” algısına kapılır. Oysa konuda az bilgili olan kişi “ne kadar zor olabilir ki” diye düşünecek ve kendi yeteneğini ya da bilgisini abartarak kullanmaya çalışacaktır. Cahil kişi cahilliğinin farkına varamayacak ve kendine güveni yüksek olacaktır. Mahallenizin bakkalı Mesut Amca mimari projenizle ilgili yorumlar yapıyorsa, öğretmeniniz sadece o diplomaya sahip olduğu için bilmediği bir konuda sizinle kapışıyorsa, babanız akşam eve geldiğinde, basketbol ile alakası olmamasına rağmen milli takımın son maçı hakkında antrenör yorumu yapıyorsa sakin olun ! Bir düşünün, Dunning-Kruger Sendromu kapıda olabilir 🙂

Bertrand Russel çok doğru söylemiş: “Dünyanın sorunu akıllılar hep kuşku içindeyken, aptalların küstahça kendinden emin olmasıdır.” Çağımızın biraz da akıllı cesaretine ihtiyacı yok mu, ne dersiniz?

 

 


Kaynaklar

Olson, J.M. ve Zanna, M.P. (2011). Advences in experimental social psychology.  USA: Academic Press

http://www.dailykos.com/story/2015/12/27/1464111/-The-Dunning-Kruger-Effect-Illustrated-The-Stupid-do-not-Know-that-They-are-Stupid

 

Paylaşın, herkes okusun:
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir