X

Ebeveynlik Tarzımız Çocukların Özsaygısını Şekillendiriyor | Psikolezyum

Nasıl bir ebeveynsiniz hiç düşündünüz mü ya da çevrenizdeki ebeveynlerin çocuklarına davranışlarını hiç gözlemlediniz mi?  Bazı anne-babalar çocuklarına karşı oldukça otoriter ve katı hatta cezalandırıcı olabilmekteyken bazıları oldukça şımartan, ihmalkar ya da demokratik davranabilmekte.  Bu farklı ebeveynlik stilleri, Gelişim Psikolojisi alanında anne-babaların çocuklarına davranış biçimlerinin kategorilere ayırarak incelenmesine yol açmıştır.  Ve bu farklı kategorilerdeki ebeveynlik davranışları, çocukların benlik saygısının (öz saygının) gelişimindeki temel faktör olarak kabul edilmektedir.

Ben Kimim?

Bu kategorileri tanıtmadan önce, Gelişim Psikolojisi alanında yapılmış birçok çalışmanın da bize gösterdiği gibi ebeveynlik stilinin bir ürünü olarak kabul edilen benlik saygısından (özsaygı) kısaca bahsedelim. Benlik kısa tanımıyla bireylerin “Ben kimim?” sorusuna verdikleri cevaptır. Kolay gibi dursa da bu sorunun kişinin kendiyle ilgili algısının temelini yansıtan en önemli soru olma niteliği taşıdığını söyleyebiliriz.  Benliğimiz bizim diğer insanlarla etkileşimimizden, kendimizi ve çevremizi algılamamıza, duygu, düşünce ve davranışlarımıza hatta özdenetimimize etki eder. Yapılan birçok araştırma benlik saygısının oluşumunda ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin etkililiğini göstermektedir. Ailesinden sevgi, ilgi, kabul gören çocuk kendisini sevilmeye, değer görmeye layık bir birey olarak tanımlayacaktır. Aynı zamanda kabul ve ilgi görmeyen çocuk ise kendiyle ilgili olumsuz değerlendirmede bulunacaktır. Annesinden her zaman beceriksiz olduğunu duyan bir çocuğun ya da babası tarafından yaptığı hiçbir etkinliği onaylanmayan bir çocuğun benlik saygısının yüksek olmasını beklemek zordur.

Bireyin psikolojisinde bu derece önemli olan bir kavrama hangi anne-baba davranışının nasıl etki ettiğine bakmadan önce bu davranışların dört kategoride sınıflandırıldığını belirtelim. Çocuk yetiştirme stillerini tanımlama çabaları ilk olarak Amerikalı psikolog Diana Baumrind tarafından 1966’da gerçekleştirilmiştir. Baumrind bu kategorileri; otoriter ebeveynlik, açıklayıcı otoriter ebeveynlik, izin verici ebeveynlik olmak üzere üçe ayırmıştır. Bu üç kategoriye ek olarak 1983’te Maccoby ve Martin çocuk yetiştirme stillerini tanımlamada dört kategori önermiştir ve Gelişim Psikolojisi alanında yaygın kabul görmüştür. Bu ebeveynlik stilleri; otoriter ebeveynlik, açıklayıcı/otoriter ebeveynlik, izin verici/ihmalkar ebeveynlik, izin verici/şımartan ebeveynliktir. Yazımızın devamında tek tek bu çocuk yetiştirme stillerinden ve bunların çocuğun benlik saygısının oluşumuna ne tür etki ettiğinden söz edeceğiz.

Otoriter Ebeveynlik

Otoriter ebeveynlik stilini sergileyen ebeveynler çocuklarından itaat ve saygı beklerler. Çocuklarına karşı sınırlayıcı ve kurallara uyulmadığı takdirde cezalandırıcı bir tutuma sahiptirler. Kuralları oldukça katı, üzerinde fikir yürütülemez kurallardır yani sorgulamadan uyulmalıdır. Çocuklarına kuralların nedenlerini açıklamak yerine “Ben böyle istediğim için”, “Annen olduğum için” gibi açıklayıcı olmayan cümleler kullanırlar. Bu nedenle iletişim tek yönlüdür. Bu tür ebeveyn grubu çocuğa yönelik öfkeli davranma eğilimine de sahiptir. Çocuklarından talepleri yüksektir ama onlara tepki verme ve ilgi gösterme konusunda yetersizdirler. Çocuklarına pek tepki vermeyen ama onlardan oldukça çok şey talep eden bu ebeveynler aynı zamanda onların davranışlarına sıkı kontrol uygularlar. Bu ebeveynlik stili sonucunda genellikle kaygılı, mutsuz, utangaç, çekingen, daha bağımlı ve düşük benlik saygısına sahip çocuklar yetişir. Ayrıca yapılan araştırmalarda bu ebeveynlik stilinin çocuklardaki saldırganlıkla da ilişkili olduğu bulunmuştur.

İzin Verici/İhmalkar Ebeveynlik 

İzin verici/ihmalkar ebeveynler ise çocuklarının fiziksel veya psikolojik ihtiyaçlarını ihmal eden, ilgisiz ebeveynlerdir. Çocuklarına karşı talepkar da değillerdir tepki de göstermezler. Çocuktan beklentileri oldukça düşüktür ve iletişim sınırlıdır ve çocuğun bir birey olarak olgunlaşması yönünde çaba göstermezler. Bunların sonucunda çocuk kendini önemsiz ve değersiz hisseder ve sosyal açıdan yetersiz, düşük benlik saygısına sahip olmaya yatkındır. Aynı zamanda yapılan çalışmalar bu çocukların akademik başarılarının düşük ve uyum sorunu olan çocuklar olduğunu ve suça meyilli olduklarını göstermektedir.

İzin Verici/Şımartan Ebeveynlik

İzin verici/şımartan ebeveynler çocuklarının hayatlarıyla oldukça ilgilidir fakat onlardan beklentileri düşüktür ve çok az kontrol uygularlar. Çocuklarına karşı duyarlı davranırlar ama onlara karşı ebeveynden çok arkadaş gibidirler. Çocuklarından bekledikleri sorumluluklar az olduğu için pek kural da koymazlar. Dolayısıyla bu çocuklar kendi davranışlarını kontrol etmekte güçlük çekerler ve daima bir kontrole ihtiyaç duyarlar.  Ayrıca pek azı başkalarına saygı duymayı öğrenir. Otoritenin olduğu ortamlarda oldukça zorlanırlar ve genellikle okula uyum problemleri görülür. Benmerkezci, hükmedici ve uyumsuz olabilmektedirler ve akran ilişkilerinde zorlanırlar. Kısacası izin verici/şımartan ebeveynlik stilinin çocukların sosyal yetersizliği ve özdenetim eksikliği ile ilişkili olduğu söylenebilir. 

Açıklayıcı Otoriter Ebeveynlik

Açıklayıcı otoriter ebeveynler çocuklarını kısıtlamadan denetlerler. Onları bağımsız olmaya teşvik etseler de belli kuralları vardır. Ancak otoriter ebeveynlerden farklı olarak çocuklarına bu kuralları nedenleri, ne işe yaradıkları ile birlikte anlatırlar hatta bazen çocuklarıyla anlaşmalar da yaparlar. Çocuklarını bir birey olarak kabul ederek sevgi ve ilgilerini hissettirirler. Bu ebeveynlik stilinde en önemli nokta çocukla iletişim kurmaktır. Ebeveyn ile çocuk arasında yoğun ve çift yönlü bir iletişim söz konusudur ve iletişim genellikle çocuk odaklıdır. Çocuktan beklenenler, çocuğun gelişim düzeyine ve yapısına uygundur. Bu beklentiler karşılanmadığında çocuğu cezalandırmak yerine anlamaya çalışırlar. Çocuklarının hayatlarıyla ilgilidirler fakat müdahale etmekten ziyade yönlendiricidirler. Ve bu ebeveynlik stili ile yetişen çocukların benlik saygıları diğerlerine kıyasla oldukça yüksektir. Bu çocuklar mutlu, sorumluluk sahibi, kendilerine güvenli, başarı yönelimli, sabırlı ve anlayışlı duygularını yönetebilen ve stresle daha iyi başa çıkabilen çocuklardır. Yapılan çalışmalar bu ebeveynlik stilinin ergenlerdeki sağlıklı ve normal davranışlarla ilişkili olduğunu da göstermektedir. Araştırmalar anne-babalarını açıklayıcı/otoriter olarak algılayan ergenlerin daha olgun, psikolojik açıdan yeterli ve daha az psikolojik ve davranışsal bozukluk yaşadıklarını göstermektedir. Ayrıca bu ebeveynlik stili ile yetişen çocuklar daha az madde kullanımına yönelmekte ve okullarında daha başarılı olmaktadır.

Yapılan birçok araştırma, çocukta yüksek benlik saygısı gelişimi için en ideal ebeveynlik türünün kontrolü şefkat ve kabulle birleştirebilen, çocukla karşılıklı olarak iletişim kurabilen açıklayıcı/otoriter ebeveynlik olduğunu göstermektedir. Türkiye’de 755 lise öğrencisi ile yürütülen bir çalışmada da, anne-babalarını otoriter olarak algılayan öğrencilerin benlik saygısı anne-babalarını açıklayıcı otoriter ve izin verici/şımartan olarak algılayan öğrencilerden oldukça düşük çıkmıştır. Benlik saygısıyla yakından ilişkili bir kavram olan “öz güven” de yine en yüksek olarak açıklayıcı/otoriter ebeveynleri olan öğrencilerde görülmüştür.

Elbette ki anne-baba olmak kolay değildir. Her zaman her koşulda istikrarlı bir ebeveynlik stili nin uygulanması pek mümkün olmayabilir. Ama çocuklarımıza karşı sergilediğimiz tutum ve davranışlarımızın onların hayatını şekillendiren en temel kavram olan benliğin gelişimine ne derecede büyük etkisi olduğunu bilmek daha sağlıklı nesiller yetiştirme konusunda bizlere yardımcı olacaktır.

Kaynaklar

Tunç, A. ve Tezer, E. (2006). Çocuk yetiştirme stilleri ve benlik saygısı arasındaki ilişki. Türk psikolojik danışma ve rehberlik dergisi, 3(25), 37-44.

Santrock, J.W. (2015). Yaşam boyu gelişim. (G. Yüksel, Çev.).  Ankara:Nobel Akademik Yayıncılık.

Paylaşın, herkes okusun:
Gülçin Özdemir:
Alakalı içerikler