Kıskanırım Seni Ben Kıskanırım Kalbimden | Kıskançlığa Evrimsel Bakış

kıskançlık, evrim, darwin, kıskançlık ve evrim

Sevgilisinin telefonunu ve mesajlarını kontrol edenler! Partnerinin bir karşı cinsle birlikte yanyana olmasından rahatsız olanlar! Erkek arkadaşının kime baktığını anlamak adına gözlerini ondan ayırmayan kadınlar! Bir başkasının sevgilisine bakışlarına katlanamayan erkekler!Hepimizin de anladığı üzere bu yazımızın konusu kaçınılmaz bir duygu karmaşası olan romantik ilişkilerde kıskançlık . Peki kıskançlık konusunda neler biliyoruz? Neden partnerimizi kıskanıyoruz? Peki farklı yaklaşımlar bu konu hakkında neler söylüyor?

Bu sorulara cevap vermeden önce kıskançlık tanımlaması yapmak gerekiyor. Ancak bir çok tanımının olduğunu baştan söyleyelim. Örneğin Pines’e göre kıskançlık , Önemsenen bir ilişkinin yitirilmesine ya da bozulmasına yol açabilecek bir tehlikenin algılanması sonucunda verilen karmaşık bir tepki” iken DeSteno ve Salovey’ e göre ise “Değer verilen biriyle kurulmuş olan ilişkinin gerçekten bozulması ya da tehlikeye girmesiyle artan, öfke, mutsuzluk ve korku duygularıyla kendini gösteren sapkın bir duygu durumu şeklinde tanımlanmaktadır. Tanımlardan da anlaşıldığı gibi kıskançlık bir tepki gibi normal bir süreç olarak görülebildiği gibi sapkın bir duygu durumu olarak da görülebiliyor.

Biz bu yazıda kıskançlığı normal hatta hayli işlevsel bir durum olarak ele alan evrimsel yaklaşım üzerinde duracağız. Ancak evrimsel yaklaşımın daha net anlaşılması için kıskançlığın duruma göre değişen iki türüne değinmek faydalı olacaktır.

kıskançlık, evrim, darwin, kıskançlık ve evrim

Duygusal ve Cinsel Kıskançlık

Kıskançlığın ortaya çıktığı durumlara göre iki çeşit kıskançlık var diyebiliriz. Bunlar duygusal ve cinsel kıskançlık olarak adlandırılır. Duygusal kıskaçlık; bireyin eşinin bir başkasına duygusal olarak bağlandığını bilmesi veya şüphe duyması sonucu oluşmaktadır. Cinsel kıskançlık ise bireyin eşinin bir başkası ile cinsel birliktelik yaşadığını bilmesi veya şüphelenmesi sonucu oluşmaktadır. Evrim kuramı ise kıskançlığı bu iki ayrı duruma verilen tepkiler olarak ele alarak açıklamaktadır. Peki milyonlarca yıllık evrim sürecinde kıskançlık neden ve nasıl ortaya çıkmıştır?

Evrim ve Kıskançlık

Evrim kuramında Darwin kıskançlığı cinsel farklılıklar üzerinden açıklamaya çalışmıştır. Ona göre kıskançlığın evrimsel nedenleri bulunmaktadır. Çünkü kıskançlık ilişkiyi korumaya ve nesillerin devamlılığına hizmet eder. Yani kıskançlıkla ilgili tüm duygu ve davranışlar ilişkinin sürmesini, üremenin sağlanmasını, çocukların korunması ve genlerin bir sonraki nesillere aktarılmasını desteklemektedir.

Günümüz evrimsel psikologları ise aldatılmaya verilen tepkilerin iki ayrı cinsiyet için farklı olduğunu söylemektedir. Onlara göre kadınlar daha çok duygusal sadakatsizliğe erkekler ise daha çok cinsel sadakatsizliğe tepki göstermektedir. Sonuç olarak erkeklerin daha çok cinsel kıskançlık, kadınların ise daha çok duygusal kıskançlık yaşadığını vurgularlar. Yapılan bu açıklamalar anababasal yatırım modeline dayandırılmaktadır. Peki nedir anababasal yatırım modeli?

kıskançlık, evrim, darwin, kıskançlık ve evrim

Anababasal Yatırım Modeli

Bu model Darwin’in cinsel seçilim kavramından beslenmektedir. Cinsel seçilim süreci, canlı türlerinin eş seçmek ve cinsel başarıya ulaşmak adına farklı yollar seçtiklerine işaret eder. Dolayısıyla erkekler ve kadınlar evrimsel süreçte farklı kazanımlar ve farklı tepkiler geliştirmeye adapte olurlar. Bu farklı kazanımlar ise erkeklerin ve kadınların başarısız bir eş seçimi gerçekleştirildiğinde farklı kayıplar yaşamalarına neden olur. Kayıpların engellenmesi için ise farklı eş seçme stratejileri geliştirilir.

Modele göre kadınlar çocuk büyütme ve koruma adına daha fazla biyolojik ve duygusal yatırım yaparlar. Erkeklere kıyasla çocuklarını dokuz ay karınlarında taşırlar ve çocukluk sürecinde daha fazla bakım verirler. Tüm bu nedenlerden ötürü kadınlar erkeklere göre eş konusunda daha seçicidirler. Geçici ve kısa süreli birliktelikler yerine uzun süreçte çocuklarına bakabilecek güven veren ilişkileri tercih ederler. Erkeklerin ise kısa süreli ilişkilere toleransı daha düşük olmakla birlikte uzun ilişki söz konusu olduğunda seçici hale gelirler.  

Erkeklerin eş seçimlerinde bir çok belirleyici kriter vardır. Bunlardan en önemlisi erkeklerin duyduğu babalık kuşkusudur. Yani babalar , kadınların yaşaması imkansız olan, çocuğun kendisine ait olup olmadığı endişesini yaşarlar. Bu kuşku insanlık tarihi boyunca gerçek bir olgudur ve bu nedenle erkekler cinsel sadakatsizliğe daha fazla tepki verir hale gelmiştir. Bu kuşku ve ortaya çıkan cinsel kıskançlık erkeklerin kendilerinden olmayan bir çocuğa kaynakları aktarmanın önünde set görevi görebilmektedir.

Kadınlar ise her hangi bir kuşku yaşamamaktadır. Ancak kadın eşi bir başkası ile ilgilenmeye başlayıp, zamanını enerjisini ve kaynaklarını ona aktarmaya başladığında duygusal olarak rahatsız olmakta ve kendisi için bunu tehlike olarak görmektedir. Bu şekilde bir sadakatsizlik kadınlar için ilişkinin bitmesi anlamına geldiği için duygusal aldatılmadan daha çok rahatsızlık duymaktadırlar.

Anababasal yatırım modeli, yapılan bir çok araştırmayla test edilmiştir. Bu araştırmaların bir çoğu bu modelin doğruluğunu kanıtlar niteliktedir. O halde destekleyen bu araştırmaların bir kaçına örnek vermek yararlı olacaktır.

kıskançlık, evrim, darwin, kıskançlık ve evrim

Evrimsel Yaklaşımı Kanıtlayan Araştımalar

Buss ve arkadaşları evrim kuramının ön gördüğü kadınların duygusal kıskançlığı erkeklerin ise cinsel kıskançlığı daha şiddetli yaşadığı hipotezi üzerine etkileyici bir çalışma yürütmüşler. Bu çalışmada öncelikle katılımcılara iki aldatılma durumu sunulmuştur. Bu aldatılma durumları cinsel ve duygusal olarak belirlenmiştir. Daha sonra ise hangisinin kendilerinde daha çok kıskançlık yaratacağını belirtmelerini istemişlerdir. Bunlara ek olarak, katılımcıların çeşitli seneryolarla eşlerinin bir başkasıyla cinsel deneyim ya da bir başkasıyla iki aşık insanın deneyimlerine benzeyen ilişki yaşadığı hayal ettirilmiştir. Ardından katılımcılara ne kadar kıskandıkları sorulur. Tüm bunların yanında katılımcıların fizyolojik tepkileri de ölçülür. Bu ölçüm kalp atım hızı ve elektrodermal aktivite yapılır. Çalışmanın sonucunda evrim kuramının ön görüsünü doğrulayan sonuçlara ulaşılmıştır. Kısacası çalışma kadınların duygusal erkeklerin ise cinsel kıskançlık sergilediğini söylemektedir. Üstelik aynı çalışma Çin, Almanya, Japonya, Kore, Hollanda, İsveç, Amerika ve Türkiye’de uygulanmış ve aynı sonuçları vermiştir!

Evrimsel yaklaşımın kıskançlık konusuna getirdiği açıklamalar ikna edici görülebilir. Ancak kıskançlığın tek nedeni evrimsel süreçtir demek pek de doğru olmayacaktır. Bir çok farklı görüş evrim kuramına karşı tazeliğini korumaktadır. Örneğin sosyal öğrenme yaklaşımı savunanlar kadınların ve erkeklerin kıskançlığın farklı türlerine farklı tepkiler vermelerini toplumsal cinsiyet rollerinin öğrenilmesine bağlamaktadır.  Bunun dışında güç yaklaşımı olarak bilinen başka görüş ise verilen farklı tepkilerin kadınların ve erkeklerin arasında bulunan güç farklılığı olduğunu öne sürmektedir. Bu görüşte güç farklılıkları nedeniyle  oluşan farklı kıskançlıkların sosyalleşme süreciyle öğrenildiğini savunmaktadır.

Görüldüğü gibi kıskançlık üzerine bir çok görüş söz konusudur. İçlerinden birisi en doğru olan şeklinde bir görüş belirtmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Diğer tüm yaklaşımları okuyup herkesin kendine yakın olanı belirlemesi daha makul gibi görünüyor. O halde diğer kıskançlık yaklaşımları için bizi takipte kalınız ve kendi doğrunuza bir adım daha yaklaşınız 🙂

Kaynaklar

Andaç,  M. D. H,. (2008). Duygusal ve Cinsel Kıskançlık Açısından Temel Cinsiyet Farklılıkları: Evrimsel Yaklaşım ve Süregelen Tartışmalar. Türk Psikiyatri Dergisi.

Andaç,  M. D. H ve Dönmez, A. (2006). Yakın İlişkilerde Kıskançlık: Bireysel, İlişkisel ve Durumsal Değişkenler.Türk Psikiyatri Dergisi

 

Paylaşın, herkes okusun:
Share

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir