Oksitosin | Ayrılık Acımızın ve Bağlanmamızın Sebebi

Yeni bir ilişkinin başlangıcı nefes kesici olabiliyor; partneriniz yanınızdayken mest olur ve yanınızda değilken hasret duyarsınız. Gerçekten bazı aşk kuşları ellerini birbirlerinden uzak tutamazlar. Bu davranışın sebebi mi ? Oksitosin.

“Kucaklaşma Kimyasalı”

Eğer daha önceden bu hormonunu duyduysanız ya fizyoloji çalıştınız ya da bu hormonunun anne-bebek bağlanmasındaki rolünü biliyorsunuzdur. Sevdiğimiz birine sarıldığımızda ya da onu öptüğümüzde oksitosin hormon seviyemiz yükselir ve iki kişinin bağlanmasında anahtar bir rol oynar. Oksitosin aynı zamanda depresyonun da panzehiridir.

Sadece bu kadar da değil. Amerika ve Norveç’ten araştırmacılar, oksitosin hormonunun sadece aşık olduğunuzda değil; ayrıca kriz durumundaki ilişkinizi düşündüğünüzde de arttığını keşfettiler.

İlişki Sırasında Oksitosin Nasıl Değişir ?

Araştırma ekibi 75 Amerikalı çift ve ilişkisi olan 148 Norveçli bireyi incelediler.

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Trond Viggo Grøntvedt “Araştırmaya katılanlardan partnerlerini ve partnerlerinin ilişkilerinde onlarla nasıl bağ kurmalarını istediklerini düşünmeleri istendi.” dedi.

Oksitosin seviyeleri hem partnerlerini ve ilişkilerini düşünme görevinden önce hem de sonra ölçüldü. Her iki çalışmada da insanların bağlanmalarında güçlü kişisel yatırım hissettiklerinde hormon seviyelerinin yüksek olduğu görüldü.

Ama ilişkiye daha çok bağlanmış partnerler -yani sonsuza dek beraber olmak isteyenler- ilişkilerini düşündüklerinde daha az bağlananlara göre daha fazla oksitosin salgıladılar. Daha da ilginci mi ? Bu insanlar partnerlerinin daha az bağlı olduklarını hissettiklerinde, bu vazgeçiş (geri geçilme) daha fazla oksitosin salgılanmasını uyardı.

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Andreas Aarseth Kristoffersen “İnsanlar, partnerlerinin ilişkilerine kendilerinden daha az ilgili olduğunu fark ettiklerinde bağlanma (ilişki kurma) hormon seviyesi artar.”  dedi.

Aradaki Bağı Yeniden ve Yeniden Kurma Arzusu

Bizim bu hormonla ilgili önceki bilgilerimizin aksine, oksitosin sadece ilişki iyi giderken desteklemek için değil; ayrılık eli kulağında gözüküyorken de ilişkiyi kurtarmak için çalışıyor.

“İşler hem iyi hem kötü gittiğinde daha fazla oksitosin salgılamanız çelişkili gözüküyor. Ancak iş aynen bu şekilde oluyor.”

Fakat partnerimiz bizden uzaklaşmaya başladığında neden onunla bağ kurma, ona dokunma arzumuz artsın ki ?

“Bu belki de ilişkisi olan insanların eşleri saçmaladığında daha fazla bağlanmalarına neden oluyor olabilir.”

Eğer ilişki ayakta kalacaksa, birinin çabalaması gerekli ve işe koyulma kararanın alınmasında bu hormon gerekli beyin kimyasını oluşturuyor gibi görünüyor.

 

En nihayetinde, üretilen oksitosin miktarı tek bir şeye göre değişir; kişinin ilişkiye bireysel olarak yaptığı yatırım. Bir kere her şey kaybolmaya başlayınca ve çift açıkça ayrılığa doğru ilerlediğinde, daha fazla yatırım yapan partnerin oksitosin seviyesinde aynı artış görülmez.

“Kaybedilen bir davaya daha fazla yatırım yapmanın bir anlamı yok.”

Ve oksitosin seviyesinin düşmesinin -depresyona karşı koruyan bir kimyasal olduğunu hatırlayın- gelecek vaat eden bir ilişkiniz sona erdiğinde hüzünlü hissetmenize neden olması muhtemel.

Aşık Olmadan Oksitosin Seviyenizi Nasıl Arttırabilirsiniz ?

İşte, yeni ayrılan ve ciddi bir ilişki istemeyenler için size sarılacak birini bulamadığınızda oksitosin seviyesini arttırmaları için birkaç tavsiye

  1. Köpeğinizin gözlerinin içine bakın: Japonya’daki Azabu Üniversitesinden hayvan davranışçı Takefumi Kikusui, köpeğinizin gözleriyle kenetlenmeniz oksitosin seviyenizi yüzde 300 arttırabilir. Ayrıca, köpeğinizi sevmek de işe yarayabilir.
  2. Birine Sarılın: Sarılmak kardiyovasküler stresi azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir, dahası oksitosin seviyesini yükseltir.
  3. Hediye verin: Hediye vermek -gerçek hediye ya da geçerli bir sebepten yapılan para bağışı fark etmez- oksitosin seviyemizi yükseltir. “Oksitosin: Tatil Hormonu” adlı makalenin yazarlarına göre bedenlerimiz bu hormonu salgılayarak hediyemizi görmesek ya da olumlu etkilerini deneyimlemesek bile bizim bir şeyler vermemize neden olmaktadır; özgeciliğin bir formu, eşsiz insanı işaret ediyor olabilir.

Kaynak

Paylaşın, herkes okusun:
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir