Anoreksiya Nervoza’dan Kurtulmak | Tedavi Yöntemleri

Daha önceki yazımızda Anoreksiya’nın nasıl bir hastalık olduğundan bahsetmiştik. Kendi bedenleri ile ilgili hatalı düşüncelere sahip olan bu kişilerde tedavi süreçleri de oldukça zor ve  uğraştırıcı olmaktadır. Bu yüzden aslında tek yönlü bir tedavi düşünülemez. Yani kişi her şeyi kendisi halledemeyecektir ya da yeme düzeninin değiştirilmesi tek başına yeterli olmayacaktır. Peki bu kişilere yardım etmek için neler yapılıyor?

Anoreksiya Nervoza tedavisinde etkili bulunmuş birçok yöntem vardır. Fakat bunlardan en etkilisi Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) olarak tespit edilmiştir. Aslında terapinin kökenine baktığımızda hiç de anormal bir durum değil. Anoreksiya nervoza tanısı almış kişiler ne kadar zayıf olurlarsa olsunlar, kendilerini kilolu olarak tanımlamaktadırlar. BDT’nin amacı ise: kişinin yanlış olan düşüncelerini değiştirerek bunun davranışlarını etkilemesini sağlamaktır. BDT ile kişinin kendi bedeni üzerindeki bu yanlış inancı doğru olanlarla değiştirmek temel hedeftir. Bu amaca baktığımızda anoreksiya nervozası olan kişilere en büyük yardımı ulaştırmak için bu terapinin, çok doğru bir kanal olduğunu görebiliyoruz, değil mi?

Anoreksiya Nervoza’lı Bir Vaka

Anoreksiya nervozalı bir kişiyi düşünelim şimdi birlikte; “Aşırı kiloluyum, diyet yapmam gerekiyor”  diyen 13 yaşındaki bir kızı gözümüzde canlandıralım. Bu kızın kilosu normal sınırların da altında. İp gibi kalmış deyimini tamamen karşılıyor. Ama ısrarla kilolu olduğunu söyleyip diyet yapma yolunu seçiyor. Burada bir yanlışlık olduğunu görmek çok zor değil. İçinizden “Nasıl böyle bir şey düşünürsün?” demek geçti mi?  Şimdi onun gözünden inceleyelim durumu. Beden algısı bozulduğu için kıpırdayacak hali dahi olmasa, kendinin kilolu olduğunu düşünecektir. Ya tıka basa yemek yiyip sonrasında kusarak kendini rahatlatacak ya da tamamen yeme alışkanlığını kısıtlayıp kilo almamak için elinden ne geliyorsa yapacaktır.  İki farklı pencere ve iki farklı çıkarım!

Böyle kişilerle tedavi üzerine çalışırken ilk olarak odaklanılan şey, onu ölüme kadar götürebilecek olan kilo kaybının önüne geçmektir. Yani öncelikli hedefimiz: Kilo aldırmak! Çoğu zaman bu davranışların değişmesi için pekiştireçler kullanılabilir. (Örneğin, yemekten sonra bilgisayar oynama, yemek yerse gezmeye götürme, çok istediği bir şeyi alma gibi.) Bu davranışçı yöntemin işe yaradığı yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Fakat bazı durumlarda kişi o kadar zayıf ve güçsüz düşmüş haldedir ki, mutlaka hastaneye yatırılması ve bir süre sıkı bir gözlem ve tedavi ile beslenmesi sağlanması gerekebilir. Hasta tedavi sürecindeyken, aşırı kilo alma ile ilgili korkuları unutulmamalıdır ve bunun için vücut ağırlığı, su miktarı hakkında düzenli bir şekilde bilgilendirmek önemlidir. Bu süreç hastane tedavisi olarak bilinmektedir. Çünkü anoreksiya nervozası olan kişiler genellikle fiziksel rahatsızlıklar sonucu hastaneye kaldırılmaktadırlar.

Sonrasında ise hedef: kişinin kendi bedeni ile ilgili algısını değiştirmek olacaktır! Bu alanda ise kişiyle çalışmak ve aile ile birlikte çalışmak üzerine yapılandırılmış tedavi planları vardır.

anoreksiya tedaviBilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Bireysel terapide (BDT), kişinin problem yaratan otomatik düşüncelerine odaklanılmaktadır. Örneğin, yersem çok kilo alırım. Kilo alırsam; beğenilmem, onaylanmam gibi düşünceler kişinin altta yatan değersizlik düşüncelerinden ipuçları taşımaktadır. Bu nedenle BDT öncelikle bu düşüncelerin yerine sağlıklı olanları koymayı amaçlar. Kişinin değersiz olmadığı, kilo verdiğinde insanların onu daha fazla onaylamayacağı konusunda farkındalık kazandırmak önemlidir. Eğer bu düşünceler “zayıf olmamla insanların beni sevmesi arasında bir bağlantı yok” gibi düşüncelere dönüşürse, kişi yemek yeme davranışını kısıtlamak zorunda kalmayacaktır. Bu da yeme davranışını otomatik olarak değiştirmek demektir. Bu süreçte kişinin tedavisini destekleyecek çevresel etmenler (iş yerindeki arkadaşları, ailesi) de kullanılabilmektedir. Hastane tedavisi ve BDT’nin birlikte uygulandığı bir çalışmada anoreksiya belirtilerinin azaldığı, ve bu azalmanın 1 yıl daha devam ettiği bulunmuştur.

Aile Terapisi

Kişinin yeme davranışı ve kendiyle ilgili bir bozukluktan bahsediyoruz. Öyleyse bu süreçte ailenin nasıl bir rolü olabilir? Yapılan çalışmalar anoreksiya nervozalı kişilerin aile içi ilişkilerinde problemler olduğunu ortaya koymaktadır. Belki de bu yüzden ergenlikte en çok karşılaşılan durumlardan bir tanesidir, ne dersiniz? Aile terapilerinde problemi anoreksiya üzerinden tanımlamak yerine, aile içi çatışma olarak tanımlanmaya çalışılmaktadır. Yani terapiye geldiğinizde asıl sorun “anne baba ile ilişki” olarak ele alınır. Bazı durumlarda terapist aile ile birlikte yemeklere katılır ve onları doğal olarak gözlemler. Ve bu ailelerde, en temel çatışmaların genellikle yemek esnasında çıktığı tespit edilmiştir. Aile temelli terapilerde en büyük amaç ailenin yeme konusunda kişiye yardım etmesini sağlamaktır. Lock ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmaya göre aile terapileri ve bireysel terapinin etkinliği kız çocuklarda eş düzeyde bulunmuştur. Fakat tedaviden 1 yıl sonra, bireysel terapi alan kız çocuklara göre, aile terapisine katılanlarda 2 kat daha fazla iyileşme görülmüştür.

Son zamanlarda ilaçla tedavi üzerine çalışmalar da artmıştır. Bazı durumlarda (örneğin; obsesif özellikler gösteren kişiler) ilaç kullanımı da uygun olmaktadır. Fakat direkt anoreksiyanın tedavisi için sonuçlar çok da iç açıcı değildir. Bu yüzden aile çalışmalarına ve bunun yanında bireysel terapilere daha çok ağırlık verilmektedir.

Eğer  Anoreksiya belirtileri gösteriyorsanız, ya da aile bireylerinizde böyle bir kişi varsa kesinlikle bir psikolog, diyetisyen ve psikiyatristten yardım almanızı öneriyoruz ! Geç kalmayın !

 


Kaynaklar

Kring, A.M., Johnson, S. L., Davison, G., Neale, J. (2015). Anormal Psikoloji.(M. Şahin, Çev.). Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık. (Orijinal çalışma basım tarihi :2014)

http://www.turkailehekderg.org/wp-content/uploads/2014/06/c15-s01-06.pdf

http://geneltip.org/upload/sayi/11/GTD-00043.pdf

 

 

Paylaşın, herkes okusun:
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir