Nasıl Bir Aile Değişimi? | Çocuğun Değeri Araştırmaları II

aile değişim modeli, aile değişim, çiğdem kağıtçıbaşı, çocuğun değeri araştırmaları, çocuğun değeri,

“Yedisinde ne ise yetmişinde odur!” sözü sizce ne kadar doğru? Anasına bakıp cidden kızını mı almak gerek? Sizce zaman faktörü bireylerin hayata bakışlarını değiştirmiyor mu? Aynı toplumda yetiştiğimiz halde neden annelerimiz ve büyükannelerimizden kişilik olarak farklılaşıyoruz? 

Zamanın insanların değişimine etkisini incelemek için öncelikle daha önce yazmış olduğumuz Çocuğun Değeri Araştırmaları(ÇDA) I  ve Aile Değişim Modelini incelemenizi ve daha sonra bu yazıya tekrar dönerek seriyi tamamlamanızı tavsiye ederiz :). Çünkü bu yazıda ele alınacak Çocuğun Değeri Araştırmaları II’nin bulguları Aile Değişim Kuramının varsayımlarına kanıt oluşturmakta.

Çocuğun Değeri Araştırmaları II ilk ÇDA’dan yaklaşık 30 yıl sonra pek çok ülkede tekrar edilmiştir. Türkiye’deki ikinci versiyonu ise  2003’te 1025 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın katılımcıları, kentsel orta/üst sosyoekonomik statü, kentsel düşük sosyoekonomik statü ve kırsal kesimden seçilmiştir. Her grupta okul öncesi çocukların genç anneleri, ergenlerin orta yaşlı anneleri ve onların annelerinden(ergenlerin büyükanneleri) veri toplanmıştır. Çalışmaya katılan annelerin eğitim seviyeleri ilk çalışmadaki annelere göre daha yüksektir. 1975’teki çalışmada ortalama eğitim yılı 3 yıl iken bu çalışmadaki katılımcıların ortalama eğitim yılı 9.5 yıldır.

30 Yılda Neler Değişti?

Çalışmanın en çarpıcı bulgusu geçen zaman sonucu çocuğa verilen değerdeki belirgin farklılaşma olmuştur. Birinci çalışmada anneler için çocuğun ekonomik değeri ön plandayken bu çalışmada ekonomik değere verilen önem düşerek psikolojik değere verilen önemde artış gözlenmiştir. Bu artışa en çok kentli orta/yüksek gelir grubunda rastlanırken bu grubu sırasıyla kentli düşük gelir grubu ve kırsal kesim takip etmektedir. Ama her katılımcı grubunda önceki çalışmayla paralel olarak duygusal bağa verilen önemin hala etkisini koruduğu görülmüştür.

Çocuktan yardım beklentisinde azalma görülmüştür. Bu düşüş en çok kentli orta/yüksek gelir grubunda gözlenirken kentli düşük gelir ve kırsal kesim grubu da bu düşüşü takip etmiştir. 1975’te katılımcıların “ana-babayı dinlemek” konusundaki hassasiyetinin bu çalışmada önemini yitirdiği ve çocuğun özerkliğine verilen önemin arttığı gözlenmiştir. Hatta orta/yüksek gelir grubu katılımcıları tarafından özerklik çocukta arzu edilen bir özelliktir.

İkinci çalışmada çarpıcı şekilde değişen bir başka sonuç ise ailelerin çocukta cinsiyet tercihi konusundadır.  ÇDA I çalışmalarında katılımcıların  %84’ü erkek, %16’sı kız çocuk istediklerini bildirirken ÇDA II’de genç, kentli, eğitimli anneler % 41 erkek, %59 kız çocuk tercihinde bulunmuşlardır. Bu tersine dönüş çocuktan maddi beklentinin düşmesiyle ilişkilendirilebilir. Doğurganlık tutumu(belirtilen ideal çocuk sayısı) ÇDA II’de daha düşük bulunmuştur. Bu bulgu yine çocuktan maddi beklentinin düşmesiyle ilişkilendirilebilir.

çocuğun değeri araştırmaları, çocuğun değeri, aile değişim modeli, çiğdem kağıtçıbaşı

30 yıl sonra gerçekleştirilen bu çalışmada çocuk yetiştirmede özerkliğe verilen önemin yanı sıra ebeveyn kontrolü halen etkisini göstermektedir. Kontrol ve özerkliğin bir arada bulunabildiğini ispatlayan ÇDA II bulguları Aile Değişim Modeli kapsamındaki Psikolojik/Duygusal Aile Modeli’nin varsayımını destekler niteliktedir. Yukarıda bahsettiğimiz değişimler modelin de iddia ettiği gibi zamana bağlı değişimlerdir. ÇDA II’de büyükanneler ve annelerin çocuğa verdikleri değer farklılık göstermiştir. Büyükanneler çocukta ana-babaya itaati ve ekonomik değeri daha çok vurgularken, anneler kendine güveni ve çocuğun psikolojik değerini vurgulamıştır. Nesiller arası bu farklılık da Kağıtçıbaşı’nın kuramında öngördüğü zamana bağlı değişimi destekler niteliktedir.

Kore, Güney Afrika, Fransa, Almanya, İsrail, Hindistan, Endonezya, Çin ve ABD’de de tekrarlanan Çocuğun Değeri Araştırması bulguları benzer niteliktedir. Genel olarak dünyada psikolojik/duygusal bağlılık modeline doğru bir değişim gözlenmiştir.

Sosyal Psikoloji’nin ve Kültürler Arası Psikolojinin kurucularında sayılan ve tüm dünyada saygı görmüş Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı hocamızın psikoloji biliminde yaygın kabul gören kuramını ve destekleyen araştırmalarını sizle paylaşmanın onurunu duyuyoruz. Böylesine kapsamlı ve önemli bir çalışmayı özetlerken istemsizce yapılan hatalarımız ve eksikliklerimiz olduysa affola…

Çiğdem Kağıtçıbaşı hocamızın onuruna…

 

Kaynaklar

 

Kağıtçıbaşı, Ç. (2012). Benlik, aile ve insan gelişimi kültürel psikoloji (3.baskı). İstanbul:Koç Üniversitesi Yayınları.

 

Paylaşın, herkes okusun:
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir