“Çok Düşünmemeye Çalış” | Düşünce Bastırma Nedir?

“Çok düşünmemeye çalışın!” Sigarayı mı bırakmaya çalışıyorsunuz? Tatlıyı hayatınızdan çıkarmak mı istiyorsunuz? İlişkinizdeki bir sorunu mu atlatmaya çalışıyorsunuz? Klişe bir tavsiye “Çok düşünmemeye çalışmalısın”. Düşünce bastırma o kadar kolay mı ya da faydalı mı?

Aslında bu gerçekten kötü bir tavsiye. Düşünceleri bastırmaya çalışmak düşünülenin aksine olumsuz bir etki yaratır. Kutup ayılarını düşünmeyi bırakın! Evet şu anda bu yazıyı okurken aklınıza kutup ayısı getirmemeye çalışın. Daniel Wegner ve arkadaşları yaptıkları bir deneyde buna benzer bir görevi katılımcılara vermiş ve onlardan kutup ayısı (veya herhangi başka bir şey) düşünmemelerini istemiş. İlk bulguları düşünce bastırmanın zor bir görev olduğudur. Zor olmanın yanında %100 etkili bir yol değildir. Çünkü düşünceyi bastırmaya çalışırken çoğu insan neyi düşünmemeleri gerektiği konusunu düşünürler.

Diğer bir bulguya göre ise; düşünce bastırma yankı etkisi yaratmıştır. Bir gruba kutup ayısı düşünme görevi verilirken bir gruba da kutup ayısı düşünmeme görevi verilmiştir. İki grubun sonuçları kıyasanlandığında ilginç bir tablo ortaya çıkmıştır. Şaşırtıcı bir şekilde düşüncelerini bastırmaları istenen grup daha fazla kutup ayısı düşünmüştür. Bir düşünceyi bastırma çabası o düşünceyle zihnin daha fazla meşgul olmasına neden olmuştur. Böylece bastırma bir yankı etkisi yaratıp daha fazla kutup ayısı düşünmeye yol açmıştır. Wegner bunlardan yola çıkarak baskılanan düşüncelerin yankısının obsesif düşüncelere, diyetlerde başarısızlığa, sigara gibi bırakılması zor alışkanlıkların sonlandırılmasında başarısızlığa neden olduğunu bulmuştur.

Erskine ve Georgiou’nun yaptığı çalışmada da benzer sonuçlar bulunmuştur. Deneye katılan bir gruptan çikolata düşünmeleri istenmiştir, diğer gruptan çikolata düşünmemeleri istenmiştir, bir başka gruba ise herhangi bir görev verilmemiştir. Bütün gruplardan düşüncelerini kayıt etmeleri istenmiştir. Bu kısımdan sonra önlerine koyulan birçok çikolatanın tadını değerlendirmeleri istenmiştir. Buradaki mevzu değerlendirme değil kişilerin değerlendirme için ne kadar fazla çikolata yedikleridir. Sonuçlar Wegner’in görüşüne paralel bir şekilde düşünce bastıran grubun daha fazla çikolata yediği yönünde olmuştur.

Erskine, Georgiou ve Kvavilashvili yürüttükleri diğer bir çalışmada bu sefer sigara düşüncesini baskılama görevi ortaya konmuştur. Bu sefer kişilerden 3 haftalık süre boyunca içtikleri sigara sayısını kayıt etmeleri istenmiştir. İlk hafta boyunca kişiler sadece içtikleri sigaraları kayıt etmiştir. İkinci hafta ise bir gruba sigara içme düşüncelerini engellemeleri, diğer gruba sigara içmeyi düşünmeleri ve kontrol grubuna ise ilk haftaki gibi sadece içtikleri sigarayı kayıt etmeleri söylenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; düşüncelerini baskılayan grup iki hafta boyunca sigarayı azaltmıştır fakat bu sonuç çok uzun sürmemiştir. Baskılanan düşünceler bir yankı etkisi yaratmış ve ertesi hafta diğer gruplara göre çok daha fazla sigara tüketmişlerdir. Sigara düşüncesini engellemeyi bıraktıklarında ise içtikleri sigara sayısında bir azalma bulunmuştur.

 

“Çok düşünmemeye çalış” görüldüğü gibi pek de iyi bir tavsiye değil. İnsanlar kısa bir süre düşüncelerini baskılasa da bir süre sonra yankı etkisiyle baskılanan düşünceler yine karşımıza çıkıyor. Ne yazık ki bu etkiyle, baskılanan düşünce daha kolay davranışa dökülüyor. Belki verilebilecek tek tavsiye düşünce bastırma ile ilgili düşünceleri bastırmaya çalışmak 🙂


Çeviri

Ira Hyman Ph.D.

Paylaşın, herkes okusun:
Share

One thought on ““Çok Düşünmemeye Çalış” | Düşünce Bastırma Nedir?

  1. Faydalı, her daim güncel ve iyi analiz edilmiş bir yazı olmuş, ellerinize sağlık.
    İnsan davranışları, tıpkı doğanın bir yansıması gibi. Baskılanan ve gizlenmeye çalışılanlar doğada da değerleniyor ve tüketim arzusu bununla orantılı olarak artıyor. Nasıl ki elmas, kömür, petrol gibi madenler ve inci gibi oluşumlar doğanın baskısından meydana gelmiştir ve bu oranda önemsenmiştir. İnsan davranışı da böyle, uzun süre baskıladığı düşünce ve davranış kalıplarını gitgide değerli buluyor ve aşırı tüketim davranışına eğiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir