Psikoloji Staj ve İş Olanakları Üzerine | Röportaj | Psikolog Saadet Çetinkaya

Alanda çalışanlar psikologlarla meslek deneyimleri hakkında röportajlarımız devam ediyor. Klinik psikoloji alanına dair olan röportajımızdan sonra şimdi de staj ve iş başvuruları üzerine olan yazılarımızla devam ediyoruz. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastane’si psikologlarından Saadet Çetinkaya ile yaptığımız röportaj sizlerle.

  1. Kendinizden biraz bahseder misiniz? ( Adınız, Alanınız, Çalıştığınız kurum ve ne kadar zamandır çalıştığınız, mezun olduğunuz üniversite)

        Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yetişkin kadın servisinde ve çocuk psikiyatri kliniğinde çalışmaktayım. Uludağ Üniversitesi’nden mezun oldum. Erenköy ilk çalışma yerim ve burada 1 yıldır çalışıyorum.

  1. Bir psikoloji öğrencisi lisans boyunca kendini geliştirmek için neler yapmalı?

        Psikopatoloji hastanelerde çalışırken çok önemli olabiliyor, bu nedenle hastalıklara dikkat edilmeli. Kuramsal bilgi içeren kitaplar okunmalı. İlgi alanlarına göre kongrelere katılım sağlanabilir. Kongrelerin özellikle yeni gelişmeleri, günümüzde hangi tekniklerin kullanıldığını, hangi araştırmaların yapıldığını öğrenmek açısından yararlı olabiliyor.

  1. Nerelerde staj yapabilir? Kurum seçerken özellikle nelere dikkat etmeli?

        Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastaneleri farklı hastalık görmek adına ideal yerlerdir. Özellikle eğitim ve araştırma hastaneleri olduğu durumda vizitler hasta gözlemi açısından çok fazla katkısı olabilir. Ancak psikologların yaptığı işler çoğu hastanede kısıtlı olduğundan, stajyer olarak gelen öğrenciler hayal kırıklığına da uğrayabiliyor. Bu sebepten ötürü staj yapılan yerleri sadece hastanelerle sınırlı tutmamak gerektiğini düşünüyorum. Rehabilitasyon merkezleri, adalet bakanlığı, aile ve sosyal politikalar bakanlığına bağlı olan yerlerde  de staj yapmanın iyi olabileceğini düşünüyorum.

  1. Psikoloji bölümünden yeni mezun olan bir kişi nerelere iş başvurusu yapabilir? Bu süreçte karşılaşacağı zorluklar nelerdir? Bizimle deneyimlerinizi paylaşabilir misiniz?

        Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra devlet kurumlarında çalışabileceği gibi özel sektörde(genellikle rehabilitasyon merkezlerinde ya da anaokullarında) çalışabiliyor. Ancak devlette atanmak için KPSS’den  yüksek puan alınması gerekiyor. Maalesef eskiden olduğu gibi devlet kadrolarına fazla alım sağlanmıyor.  Bu durum ise puanların yükselmesine sebep olmakta. Tüm bu tablo KPSS’ye iyi çalışılması gerektiğini söyleyebilirim. Özel sektörü düşünecek olursak; en çok psikologa ihtiyacı olan yerler rehabilitasyon merkezleri, anaokulları ve özel okullar olabiliyor. Fakat bu kurumlar daha çok, az maaş verip sizi kullanabileceği her alanda(sizin alanınız dışı olan) çalıştırmak isteyen yerler. Bu sebepten dolayı da böyle kurumlarda hiçbir  psikolog 3-4 aydan daha fazla çalışamıyor. Bu süreçte özellikle benim gördüğüm sorunlardan en önemlisi bu kurumların  başvuru sayısını çok görüp psikoloğu önemsememesi diyebilirim. İş görüşmelerinde; başvuran kişinin oldukça kalifiye olmasını şık giyinmesini, güler yüzlü olmasını, uzun çalışma saatlerine katlanabilmesini, işini yaşam tarzı olarak benimsemiş olmasını istiyorlar. Ancak verdikleri maaş bunları karşılayabilmek için yeterli değil. Bir yerin hem psikoloğu hem de sorumlu müdürü olabiliyoruz. Bir yerin hem psikoloğu hem de sorumlu müdürü olabiliyoruz fakat gördüğümüz muamele bu ünvanları karşılayabilir nitelikte olmuyor. Psikologlar genellikle joker eleman olarak kullanılıyor ve de kurumlarda çalışan öğretmenler kadar değer görmüyorlar. Hatta bazı yerler sizi full zamanlı olarak çalıştırıp karşılığında size eğitim verdiğini söyleyerek size maaş ödemesi yapmayacaklarını oldukça pişkin bir şekilde iletebiliyorlar. Bu tarz kurumlar nedeniyle de psikolog arkadaşlar işi elinden kaçırmamak için aldıkları ücreti düşürebiliyor. Bu durum ise psikologların değersizleşmesine ve özel sektördeki maaşlarının düşmesine sebep oluyor.  Bundan dolayı da ben; psikologlar olarak istenen maaşın belirli bir düzeyin altına düşürülmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü ne olursa olsun bu kurumların psikologa ihtiyacı var, onlar bize muhtaç durumdalar, biz onlara değiliz!

  1. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde psikolog olmak nasıl bir deneyim, biraz bahseder misiniz?

        Özellikle ilk çalıştığım yer olduğu için Erenköy’de yaşadığım deneyimler önemli diyebilirim. Hastane işleyişini, psikologların durumunu ve memurluğun nasıl bir durum olduğunu öğrendiğim yer Erenköy oldu. Ancak psikologların nasıl çalıştığını ilk gördüğümde hayal kırıklığına uğradığımı söyleyebilirim. Çünkü burada psikologların sadece test uygulamaya yönelik bir çalışma sistemi var. Sonradan farklı birimleri gördükçe ve de o birimlerden birinde çalışmaya başlayınca mesleki anlamda bir şeyler öğrenebildiğimi hissettim. Bu bakımdan Erenköy iyi bir hastane olsa da iş yükü ve çalışma koşulları açısından biraz zorlayıcı olabiliyor. Kısaca Erenköy’ün birçok şeyi öğrenip kendinizi geliştirdikten sonra gitmeniz gereken bir yer olduğunu düşünüyorum.

 

  1. Klinik psikolog olarak çalışmak isteyen bir kişi hangi test ve terapi eğitimlerini almış olmalı? Önerileriniz var mı?

     Klinik psikolog olmak için öncelikle yüksek lisans yapmak gerekli, daha sonrasında kişinin ilgi alanına göre terapi eğitimi almak gerekiyor. Eğer klinik alanda çalışılacaksa MMPI, Rorschach, TAT gibi testlerin eğitimi alınabilir. Terapi ve test eğitimlerinin kişinin çalışacağı alanı belirledikten ve ilgi alanına karar verdikten sonra alınması gerektiğini düşünüyorum.


Paylaşın, herkes okusun:
Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir